"Dünya Sepsis Günü" Dernekler Ortak Basın Açıklaması

  • 282okunma

“DÜNYA SEPSİS GÜNÜ” DERNEKLER ORTAK BASIN AÇIKLAMASI

13 Eylül Dünya Sepsis Günü vesilesiyle Türk Yoğun Bakım Derneği ev sahipliğinde aşağıda imzası bulunan derneklerle birlikte gerçekleştirilen ortak basın toplantısında imzalanan metin aşağıda sunulmuştur.

Sepsis, vücudun enfeksiyona karşı geliştirmiş olduğu kontrolsüz ve abartılı yanıt sonucunda kendi doku ve organlarına zarar vermeye başlamasıyla ortaya çıkan, bağışıklık sisteminin çökmesine yol açabilen, erken tanı konulup tedavi edilmezse ölümcül seyredebilen klinik bir tablodur.

Sepsis sıklığı, tüm dünyada özellikle de gelişmekte olan ülkelerde artmakta ve sağlık alanındaki gelişmelere rağmen halen en önemli halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. Sepsis; yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik durumdan bağımsız olarak herkeste görülebilmekte, her yıl 30 milyondan fazla bireyi etkilemekte ve 8 milyona yakın ölüme yol açmaktadır. Bu rakamlar dünyada her üç saniyede bir kişinin sepsisten öldüğü anlamına gelmektedir. Sepsis, büyük oranda hastanede yatan hastalarda gelişen bir klinik tablo olmakla birlikte, aynı sıklıkta olmasa da toplumda sık görülen enfeksiyonların seyri sırasında hastane dışında da gelişebilmektedir. Yoğun bakım ünitelerinde en önemli ölüm nedeni olan sepsisin görülme sıklığı son 20 yılda %140 oranında artmıştır.

Sepsis ile ilişkili ölüm için risk faktörleri, hastanın takip edildiği merkezin büyüklüğü ve gelişmişliğine bağlı olarak değişmektedir. Son 20 yıl içinde sepsis ve septik şok için tedavi kılavuzları yayımlanmış ve eş zamanlı olarak tüm dünyada sepsis ile ilişkili farkındalık kampanyaları başlatılmıştır. ‘Sepsiste Sağkalım Kampanyası’ verilerine göre hayatı tehdit edici küresel bir sağlık sorunu olan sepsiste, ölüm hızları böylelikle düşmeye başlamış; Avrupa’da %41 ve ABD’de %28,3 olarak bildirilmiştir. Sepsis’in erken tanınması ve hızlı tedavisi bu başarıda çok kritik bir öneme sahiptir. Nitekim erken tanı, enfeksiyonun tedavisi ve organ destek tedavilerinin erken başlanması sayesinde ölüm oranları, gelişmiş ülkelerde yıllar içerisinde düşmekle birlikte gelişmekte olan ülkelerde yüksekliğini halen koruduğu bilinmektedir.

Uluslararası Sepsis Birliği (GSA) tarafından ilk kez 2011 yılında Eylül ayı ‘Sepsis Farkındalık Ayı’ olarak ilan edilmiş, 13 Eylül ise Dünya Sepsis Günü olarak kabul edilmiştir. 2017 yılında Birleşmiş Milletler’e üye ülkeler sepsisin giderek halk sağlığı tehdidi olmaya başladığını kabul etmiş ve buna ek olarak Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de sepsisin önlenmesi, tanınması ve tedavisinin küresel bir öncelik olduğunu bildirmiştir.


Toplumdan kazanılmış birçok enfeksiyon hastalığının kontrolünde kişisel hijyen alışkanlıkları çok önemli bir yere sahiptir. Enfeksiyon hastalıklarından korunmada en iyi, en etkili ve en ucuz yöntem el yıkamadır. Bu nedenle; çocuklarda küçük yaşlardan itibaren doğru teknikle el yıkama alışkanlığının geliştirilmesi birçok önemli hastalıklardan korunmada oldukça etkili olacaktır.

Çocukluk ve erişkin döneminde önerilen aşıların eksiksiz uygulanması da sepsise neden olan enfeksiyonları önleyebilmektedir.
Ek olarak, toplumda antibiyotiklerin yerinde ve doğru kullanılmaması sonucunda bu grup ilaçlara karşı bireylerde direnç gelişebilmektedir. Böyle bir durumda, sepsis tedavisi için gerektiğinde antibiyotikler yeterli etki gösteremediklerinden, sepsis tedavisinde başarı sağlanamayabilir. Bu nedenle toplumda antibiyotiklerin akılcı kullanılmasının sağlanması çok önemlidir. 

Sepsis’in acil olarak, saatler hatta dakikalar içerisinde tanınıp, tedaviye başlanması gereken, zamana karşı yarışılan bir durum olduğunun ve bir halk sağlığı tehdidi haline geldiğinin bilinmesi gerektiğini vurgulamak isteriz. Bu nedenle hızlı tanı konulabilmesi için mikrobiyoloji labarotuvar hizmetlerinin sağlık kurumlarından kesintisiz ve 7/24 esasına göre sürdürülmesi bir zorunluluktur. Ayrıca, yeni tanı stratejilerinin geliştirilmesi ve desteklenmesi ile, sepsisin seyrinin izlenmesi ve tedavinin yönlendirilmesi son derecede önemlidir. Bu bağlamda ilgili tıp disiplinlerinin birlikte çalışması kaçınılmazdır. 
Bu bilinci sağlamak üzere ülkemizde sepsis farkındalık kampanyalarının hızlandırılmasına, her kademedeki sağlık personelinin hizmet içi eğitimlerinin yaygınlaştırılmasına, ilgili disiplinlerin eşgüdüm içinde çalışmasının sağlanmasına ve sağlık okuryazarlığının tüm toplum bazında artırılmasına gereksinim vardır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur…



Prof. Dr. İsmail CİNEL Prof. Dr. Alpay AZAP
Türk Yoğun Bakım Derneği/Adına

Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği /Adına



Prof. Dr. Halis AKALIN 

Prof. Dr. Güner SÖYLETİR 

Türk Hastane İnfeksiyonları ve Kontrolü Derneği/Adına Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği /Adına


Prof. Dr Serhat ÜNAL  Prof. Dr. Mustafa ÖZYURT 
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği /Adına Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti/Adına


  • 282okunma